Saver
Şeyma Sönmez
Köşe Yazarı
Şeyma Sönmez
 

Yunanistan’ın yanlış adımları nereye kadar devam edecek?

Yunanistan geçenlerde yaptığı bir açıklamasında Türkiye'nin ülke güvenliğini tehdit ettiğini ve bu nedenle adalarda askeri üs kurmanın kendileri için savunma hakkı olarak tanımladığını ifade etti. 1923 yılında imzalanan Lozan Antlaşması ve 1947’de imzalanan Paris Antlaşması gereğince Yunanistan tarafından adalarda Kolluk Kuvvetleri dışında silahlı kuvvet bulundurulmaması ve tahkimat yapılmaması hükme bağlanmıştı. Yunanistan, uluslararası antlaşmalarda silahsızlandırma yükümlülüğünde olan bu adalarda önce gizliden daha sonra da açıkça silahlandırma girişiminde bulundu.  Gayri askeri statüsünde olması gereken bu 23 adadan 22’si silahlandırılırken Yunanistan ilk etapta silahlandırma eylemlerini reddetmiş daha sonrasında ise Türkiye’yi saldırgan bir devlet olarak tanımlayarak yapılanları meşru müdafaa olarak tanımlanmasını istemişti. Tabii ki Yunanistan’ın bu sessiz sedasız kural tanımadan yaptığı silahlanmaya Türkiye sessiz kalmadı. Her fırsatta açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Efes 2022 tatbikatında yaptığı bir konuşmasında, “Yunanistan'ı tıpkı bir asır önce olduğu gibi pişmanlıkla sonuçlanacak hayallerden ve eylemlerden uzak durması, aklını başına alması konusunda ikaz ediyoruz. Türkiye kimsenin hakkını, hukukunu çiğnemez ama kendi hakkını, hukukunu da kimseye çiğnetmez” açıklamasında bulunmuştu. Yunanistan’ın bu kural ve anlaşma tanımayan tavrı Lozan Barış Antlaşması’nın Türkiye tarafından sona erdirilmesine neden olabilir. Hal böyle olursa da Yunanistan’ın adalar üzerindeki egemenliği konusu tekrardan gündeme gelebilir.
Ekleme Tarihi: 14 Haziran 2022 - Salı

Yunanistan’ın yanlış adımları nereye kadar devam edecek?

Yunanistan geçenlerde yaptığı bir açıklamasında Türkiye'nin ülke güvenliğini tehdit ettiğini ve bu nedenle adalarda askeri üs kurmanın kendileri için savunma hakkı olarak tanımladığını ifade etti.

1923 yılında imzalanan Lozan Antlaşması ve 1947’de imzalanan Paris Antlaşması gereğince Yunanistan tarafından adalarda Kolluk Kuvvetleri dışında silahlı kuvvet bulundurulmaması ve tahkimat yapılmaması hükme bağlanmıştı.

Yunanistan, uluslararası antlaşmalarda silahsızlandırma yükümlülüğünde olan bu adalarda önce gizliden daha sonra da açıkça silahlandırma girişiminde bulundu. 

Gayri askeri statüsünde olması gereken bu 23 adadan 22’si silahlandırılırken Yunanistan ilk etapta silahlandırma eylemlerini reddetmiş daha sonrasında ise Türkiye’yi saldırgan bir devlet olarak tanımlayarak yapılanları meşru müdafaa olarak tanımlanmasını istemişti.

Tabii ki Yunanistan’ın bu sessiz sedasız kural tanımadan yaptığı silahlanmaya Türkiye sessiz kalmadı. Her fırsatta açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Efes 2022 tatbikatında yaptığı bir konuşmasında, “Yunanistan'ı tıpkı bir asır önce olduğu gibi pişmanlıkla sonuçlanacak hayallerden ve eylemlerden uzak durması, aklını başına alması konusunda ikaz ediyoruz. Türkiye kimsenin hakkını, hukukunu çiğnemez ama kendi hakkını, hukukunu da kimseye çiğnetmez” açıklamasında bulunmuştu.

Yunanistan’ın bu kural ve anlaşma tanımayan tavrı Lozan Barış Antlaşması’nın Türkiye tarafından sona erdirilmesine neden olabilir. Hal böyle olursa da Yunanistan’ın adalar üzerindeki egemenliği konusu tekrardan gündeme gelebilir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve highdefence.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.